ADLİ İŞARETLEME (DAMGALAMA)

Dünyada her saniye, yeni bir gelişme yaşanıyor. Türkiye’de henüz bilinmeyen bu konu ile birlikte önemli etik sorularda peşi sıra geliyor. Bu gelişme ayrıca bireysel, sosyal ve adli psikoloji alanlarını, suç bilimini (kriminolojiyi), felsefeyi ve etik kuralları içine alıyor. Özetle işin özü: DNA spreyi ile insanları işaretleme! Buna insanlar “adli işaretleme” diyor. Bireyler ilk aşamada biyolojik (kimyasal) olarak, sonra da otorite (polis) tarafından damgalanıyor. Durumun toplumsallaşması, toplum tarafından duyulması ile de toplumsal olarak ötekileştirilip, damgalanmış oluyor. Adli damgalama, toplumsal bir damga ya da sosyal psikolojideki ifadesi ile geçici ostrakismos (sosyal olarak dışlanan kişi) durumuna geliyor.


Sistem nasıl çalışıyor? Durumun böyle olmadığını savunanlar ve onlara verilen yanıtları, tartışmayı sona bırakıp, sistemin, yeni “sosyal gerçekliğin” nasıl işlediğini açıklayalım: Avrupa’nın bazı ülkelerinde pilot bölgeler (uygulama alanları) seçilmiş. Buralardaki olası “basit” hırsızlıkları azaltmak için sokaklara, binalara, dükkânlara görünmez biçimde DNA spreyi püskürtme sistemleri kurulmuş. Diyelim ki, o bölgede “fark edilen” bir hırsızlık oldu, dükkân sahibi alarm düğmesine bastı. O anda bölgeye renksiz ve kokusuz DNA spreyi püskürtülüyor. Tabii, hırsız fark edilmeden çalarsa sistem çalışmayacak. Önce çalacak, sonra fark edilecek ve “kaçacak.” Ama o anda, pilot bölgenin tümüne sprey sıkılmış olacak. Yani, yüzlerce masum insan da “DNA spreyi ile işaretlenmiş” olacak! Bu uygulama farklı biçimde de gerçekleşebiliyor. Kimi mağazalar, çalınması olası ürünlerini önceden DNA sprey ile işaretliyorlar. Buna “DNA duşu” da deniyor. Yani, burada özne olan insan değil nesne olan eşyalar işaretleniyor. Bu sprey (sıvı), sentetik olması nedeniyle SDNA olarak da adlandırılıyor. Bu sprey çıplak gözle görülmü- yor. Polis UV (ultraviyole) ışık ile görüyor. Olay yerine gelen polis, çevreyi UV ışık ile tarıyor ve “işaretlenenleri” yakalıyor. DNA sıvısının bireylerin üzerinde (teninde), elbiselerinde ve çalınan/ çalınmayan (önceden işaretlenmiş mal) üzerinde haftalarca kalabildiği iddia ediliyor.


Özel Tabelalar Pilot bölgelere caydırıcı olsun diye trafik tabelalarına benzer biçimde (ama mavi değil turuncu renkte) “DNA-Spray” tabelaları konulmuş durumda. Farklı tabelalarda şunlar yazıyor: “Polis – HIRSIZLIK ÖNLEME – DNA SEÇME – Çalarsan, İşaretlenirsin” Ya da; “DNA sprey ile korunan alan – Polis”


Nerelerde Uygulanıyor?

Şimdilik, DNA spreyinin uygulandığı “bilinen” alanlar şunlar: – Göçmen mahalleri ve suçun kol gezdiği “suç yoğun” bölgelerde. – Bazı fast-food (McDonalds gibi) dükkânlarında. – Erasmus Üniversitesi’nde. (4.000’den fazla bilgisayar işaretlenmiş durumda). – Bazı bilgisayar ve elektronik eşya satan mağazalarda. (Cihazları spreyle işaretlenmiş durumda). – Bazı demiryollarında. (Çalınmasını engellemek için bakır ve fiber optik kabloların üzerine sıkılarak).

Etik Tartışma ve Karşı Gelişmeler

DNA spreyi ile “işaretlenme”, kesin kanıt olup olmadığı tartışıldığı için, henüz tek başına tutuklanma nedeni sayılmıyor. Şimdilik, polis tarafından incelenip sorguya çekilecek kişi listesine girmek anlamına geliyor. Yanlış alarmlar ise, yüzlerce masum insanın bir anda yanlışlıkla işaretlenmesine de yol açıyor. Alarm doğru da olsa, suçun faili bir kişi iken örneğin bin kişi failmiş gibi hedef oluyor.


Ayrıca, önceden, çalınması kolay nesnelerin (eşyaların) DNA sprey ile görünmez biçimde işaretlemesinde de sıkıntı bulunuyor. Şöyle ki, o eşyalardan birini parasıyla satın alan kişiye de sprey farkında olmadan bulaşmış olacak. Bunun da çok etik bir davranış olduğunu söylemek zor. Ancak, bireyin “iradesi dışında” böyle bir biyolojik-kimyasal uygulamaya maruz kalması insan haklarına aykırı. Bu aynı zamanda, kişinin DNA’sının başkaları tarafından, üstelik kuşkulu bir nedenle ele geçirilmesi anlamına geliyor. Bu DNA’lar, kişinin kendisine karşı ya da kötü bir amaçla da kullanılma tehlikesi taşıyor. İşin bir başka ve belki de en tehlikeli boyutu, DNA spreyine maruz kalanların nasıl bir etki ile karşılaşacakları noktası. Çünkü bir iddiaya göre, sentetik de olsa bu sprey insan DNA’sı ile özdeş. Bu uygulama insanın kendi DNA yapısını etkiliyor mu, kalıcı bir değişikliğe neden oluyor mu? Bu konuda, henüz herhangi bir bilimsel ya da siyasi otorite tarafından inandırıcı bir açıklama yapılmış olmasa da, spreyin aşırı karbon içermesi nedeniyle, kanser tehlikesine dikkat çekiliyor. Türkiye’de bilim ve medya dünyası da olayın üzerine gidecek durumda olmadığı için, özellikle yurt dışında böyle bir durumla karşılaşacak masum insanlarımızın ne olacağı hakkında bilgimiz yok. DNA spreyini savunanlara göre, suç oranlarında hızlı düşüşler gözlenmiştir. Bir başka gelişme ise pek çok konuda olduğu gibi diyalektik biçimde “karşıtının” ortaya çıkmasıdır. Artık, “DNA izini silen spreylerin” reklamları da yapılmaya başlanmıştır.


 

 

 

 

 

Kaynaklar ve ileri okuma:


http://www.populerbilim.com.tr/files/pb_02032018.pdf

https://eksisozluk.com/dna-spray–2744550, Erişim Tarihi: 15.01.2018. https://mobile.nytimes.com/2010/10/19/world/europe/19rotterdam.html?referer=https://www. google.nl/, Erişim Tarihi: 12.01.2018. http://playtusu.com/haber/2014/05/dna-silen-sprey-gelmistir/, Erişim Tarihi: 15.01.2018. http://www.sabah.de/gundem/2013/7/29/hirsizliga-karsi-dna-spreyi, Erişim Tarihi: 15.01.2018. http://www.yeniisfikirleri.net/dna-izlerini-silen-gorunmez-sprey/:, Erişim Tarihi: 15.01.2018. http://www.wikizero.net/index.php?q=aHR0cHM6Ly90ci53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvRG9zeWE6RE5BLVNwcmF5LUFtc3RlcmRhbS5qcGc, Erişim Tarihi: 15.01.2018. http://www.wikizero.net/index.php?q=aHR0cHM6Ly90ci53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvRG9zeWE6RE5BX1NwcmF5X3NpZ25faW5fUENfSG9vZnRzdHJhYXQsX0Ftc3RlcmRhbS5KUEc, Erişim Tarihi: 15.01.2018.


Bu makaleyi 4 dakikada okuyabilirsiniz.
zvr
Bu içeriğe emoji ile tepki ver !

Yönetici

Moleküler Biyoloji ve Genetik

Bir Cevap Yazın