Akdeniz Üniversitesi’nden Bilime Önemli Katkı / Yapay Hücre Oluşturmayı Başardılar.

Akdeniz Üniversitesi’nden bir Türk bilim insanının da bulunduğu, Cambridge Üniversitesi’nden bir ekip, vücudun ana hücreleri olan iki farklı türdeki kök hücreleri kullanarak erken dönem fare embriyosuna benzer bir yapay hücre oluşturmayı başardılar.



Bilim insanları iki tip kök hücre ve üç boyutlu yapı iskelesi (skafold) adı verilen, hücre ve doku oluşumunu desteklemek için çatı vazifesi gören biyolojik materyal kullanarak, doğal bir fare embriyosunu çok benzeyen bir yapı oluşturdular.

Çalışma, embriyoların erken dönemlerinde nasıl geliştiğine dair yararlı ipuçları da sunabilir. Bir memeli yumurtası bir sperm tarafından döllendikten sonra, kök hücrelerden oluşan, küçük, ana rahmi içerisinde serbestçe yüzen hücreler topluluğunu oluşturur. Nihayetinde gelecekteki vücudu oluşturacak olan ve ’embryonik kök hücreler (ESC)’ olarak tanımlanan kök hücreler, ana rahmindeki embriyonun bir ucuna doğru kümeleşir ve bu evre blastosist evresi olarak bilinir. Blastosistteki diğer iki kök hücre türü plasentayı oluşturacak ekstra-embryonik kök hücreler (TSC) olarak tanımlanır ki bu hücreler fetüsün organlarının doğru gelişimi için gerekli besin desteğini sağlamaktan sorumludur.

ECS’leri kullanarak embriyo benzeri yapılar oluşturabilmek için daha önceki yıllarda gerçekleştirilen girişimlerin sınırlı bir başarısı olmuştur. Bunun nedeni, erken embriyo gelişimde, farklı hücre tiplerinin birbirleri ile yakın bir iş birliği içerisinde olmasını gerektirmesidir.

Profesör Zernicka-Goetz yürütücülüğünü yaptığı, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Anabilim Dalı’nda Araş. Gör. Berna Sözen ve Sarah Ellys Harrison’un birinci isim yazarlığı paylaştıkları ve tüm bilimsel çevreler tarafından tarihi bir buluş olarak nitelendirilen çalışmada ekip, iki kök hücre türü arasında önemli bir iletişim kurulduğunu keşfettiler. Bir bakıma, hücreler birbirlerine embriyonun neresinde yer alacaklarını söylüyorlar.

Yapay  “embriyo”yı normal olarak ana rahminde gelişen bir embriyo ile karşılaştıran ekip, yapay embriyo gelişiminin  doğal embriyo ile aynı gelişim modelini izlediğini gösterebildi. Kök hücreler kendilerini organize ederek, ESC’ler yapay embriyonun bir ucunda, TSC’ler diğer ucunda örgütlenir.  İki farklı kök hücre kümesi bir araya toplanmadan önce, her kümede bir boşluk açılır ve sonunda embriyonun gelişeceği pro-amniyotik boşluk haline gelir.

Her ne kadar yapay embriyo, ana rahminde gelişen gerçek embiyoya çok yüksek oranda benzerlikler gösterse de, araştırmacılar yapay embriyodan sağlıklı bir cenin gelişebileceğini  ima dahi etmiyorlar. Bunu yapabilmek için, embriyoya beslenme sağlayan kan damarı ağının geliştiği yolk kesesinin gelişmesine izin verecek olan kök hücrenin üçüncü formuna muhtemelen ihtiyaç duyulacağını ve bu alanda yapılacak daha bir çok bilimsel çalışmalara ihtiyaç duyulduğunu belirtiyorlar.

“İnsan embriyonik ve ekstra embriyonik kök hücrelerini kullanarak, fare kök hücreleri ile başardığımız tekniğimize benzer bir yaklaşım kullanarak 14 gün öncesinde meydana gelen birçok gelişimsel olayı taklit etmek mümkün olacak” diye belirtiyor ekip. “Bu, insan embriyoları üzerinde çalışmak zorunda kalmadan insan gelişiminin bu kritik aşamasındaki önemli olayları incelememize izin verebilecek. Gelişimin normal olarak nasıl gerçekleştiğini bilmek, neden bu kadar sıklıkla yanlış gittiğini anlamamızı sağlayacaktır. ”

Çalışmanın birinci isim yazarlarından Berna Sözen ‘yapay embriyoları ilk kez mikroskop altında görüntülediğimiz ve ne kadar büyük oranda gerçek embriyolar ile benzerlik gösterdiğini incelediğimiz an tam anlamıyla inanılmazdı.’ dedi.

Araştırma büyük ölçüde Wellcome Trust (UK) ve Avrupa Araştırma Konseyi tarafından finanse edildi. Ayrıca, bilimsel ekip içerisinde yer alan Berna Sözen, TUBİTAK tarafından 2214A doktora sırası yurtdışı araştırma burs programı tarafından desteklendi.


Kaynak:

http://bhim.akdeniz.edu.tr/akdeniz-universitesinden-bilime-onemli-katki/


Bu makaleyi 3 dakikada okuyabilirsiniz.

Yönetici

Moleküler Biyoloji ve Genetik

Bir Cevap Yazın