BOZUK GENLERİN DİLİ2:AİLESEL MEME KANSERİ


BOZUK GENLERİN DİLİ 2:AİLESEL MEME KANSERİ



17. Kromozom:


• Meme kanserine eğilim (BCCR geni),
• Tüm kanserlere eğilim,
• Ağır astım,
• Yumurtalık kanserine eğilim (BRCA 1 geni),
• Cücelik,
• Sedef hastalığına yatkınlık,
• Bunama,
• Diabet

Meme kanseri nedir?


Meme kanseri, meme dokusu içinde süt kanalları içerisinde oluşan kanser hücreleridir. Meme kanserlerinin yüzde 80’i invaziv duktal karsinomdur. Invaziv duktal karsinom, meme kanserinin süt kanallarında ortaya çıktığını gösterir. Meme kanserinin yüzde 20’si de invaziv lobüler karsinomdur. Bu türde ise meme kanseri süt kanallarında değil süt bezlerinde gelişir. Meme kanserine neden olan hücrelerin çoğalması ve büyümesi oldukça zaman alır. Ancak çoğaldıktan sonra hücreler lenf ve kan yoluyla vücudun diğer organlarına yayılabilir. Meme kanserinde en önemlisi kanserin kan ve lenf yolu ile diğer organlara yayılmadan tanının konmasıdır. Bu aşamada konulan bir tanı ile tedavi oranı çok yüksektir. Bu nedenle meme kanserinde erken teşhis çok önemlidir.

Meme Kanseri Risk Faktörleri

Meme kanseri risk faktörlerinin en önemlileri değiştiremeyeceğimiz risk faktörleridir. Özellikle aile hikâyesinde meme kanserinin olması meme kanseri risk faktörlerinin başında gelmektedir. Birinci derce bir akrabada 50 yaşından önce görülen meme kanseri, kişinin meme kanserine yakalanma ihtimalini 3 kat artırmaktadır. Yine 2. derece akrabalarda görülen meme kanseri de önemli meme kanseri risk faktörlerindendir. Ayrıca ailede ne kadar fazla kişi meme kanserine yakalanmış ve ne kadar erken yaşta yakalanmışlar ise o kadar risk artar.

Meme kanserinde bir diğer önemli risk faktörü ise meme dokusunun yoğun olmasıdır. Meme dokusu içerisinde yağ oranı daha az olan kişilerde meme kanseri riski daha çok artıyor. Meme dokusunun yoğunluğunu ise mamaografk ve sonografik yöntemlerle ölçülebilir. Özellikle lenfoma hastalarında göğüs çevresine yakın uygulandığı için maruz kalınan radyoterapi de meme kanseri için sayılabilecek risk faktörleri arasındadır. Bu nedenle özellikle lenfoma hastaları olmak üzere radyoterapi tedavisi alan hastaların tedaviden sonra hayat boyu kontrollerini sıkça yaptırmaları önerilmektedir.

Kalıtsal meme kanseri nedir?
Bu grupta ise meme kanseri, genlerdeki bir bozukluk nedeni ile çocuklara geçer. Çocukların yarısı meme kanserine yakalanırlar. Böyle ailelerde çok sayıda meme kanserli hasta vardır.
Yakın kan bağı olan akrabalarınızdan birisi meme kanserine yakalandıysa, meme kanserine yakalanma olasılığınızı anlamak için aşağıdaki soruları cevaplandırmanız gerekiyor.
BRCA1 ve BRCA2 genleri, hücre DNA’sında meydana gelen hasarın tamirinde rol alan iki genimizdir. Eğer BRCA1 ve BRCA2 genlerinde bir hasar meydana gelirse DNA tamiri yeterince yapılamadığı için meme kanseri gelişme riski artar.

Eğer bu iki genden birinde hasar ortaya çıkarsa (buna mutasyon diyoruz) bu hasarlı genler kuşaklar boyu anne ve babadan çocuklara aktarılır. Aile bireylerinde bu hasarlı geni taşıyan kişilerde meme kanseri gelişme riski çok fazla olur( %85-90 gibi))meme kanseri ortaya çıkar.
Bu gruptaki kadınlarda meme kanseri daha erken yaşta ortaya çıkar ( %70 oranında 45 yaştan önce). Kadının birden fazla birinci derece yakınında (annesi, kız kardeşi veya kız evladı) meme kanseri görülür. Bu tip meme kanseri genellikle (% 65) her iki memede birden gelişir. Bu ailelerde meme kanserinin yanı sıra yumurtalık kanseri de sık görülür (yumurtalık kanseri gelişme riski % 50).

Hasarlı BRCA1 geni taşıyan bir kadının veya erkeğin 4 çocuğundan 2 tanesine bu hasarlı gen geçiyor. Eğer çocuk kız ise ve BRCA1 hasarlı geni çocuğa geçmiş ise, meme kanserine yakalanma olasılığı çok yüksekdir. Hasarlı BRCA1 geni taşıyan erkekte meme kanseri riski artmaz ama, bu hasarlı genin taşıcısı olur. Bu hasarlı geni çocuklarına geçirebilir. Bu hasarlı geni taşıyan erkeklerde ileri yaşlarda prostat ve kalın barsak kanseri görülme olasılığı artar. 4 çocuktan ikisine bu hasarlı genin geçebileceğini söyledik; BRCA 1 geni sağlam olan diğer iki çocukta ise meme kanseri riski, toplumdaki diğer kadınlarla aynıdır. Yani bir risk artışı söz konusu değildir.
Aile bireyleri arasında birden fazla kişinin meme kanserine yakalanması, meme kanserine yakalanan bireylerin genç yaşta olmaları, bireylerde her iki memede birden kanser gelişmesi, genetik bir geçiş olabileceğini akla getirmelidir. Bu aile bireylerinde BRCA1 ve BRCA2 dediğimiz genlerinde hasarın olup olmadığının araştırılması gerekir. Eğer kişi bu hasarlı genleri taşıyor ise bu riski azaltıcı tedbirlere başvurulmalıdır.

BRCA 1 gene:
Bu gen, genomik stabilitenin korunmasında rol oynayan bir nükleer fosfoproteini kodlar ve aynı zamanda bir tümör baskılayıcı olarak görev alır.Kodlanmış protein, BRCA1 ile ilişkili genom gözetim kompleksi (BASC) olarak bilinen geniş bir çoklu-altbirim protein kompleksi oluşturmak için diğer tümör baskılayıcıları, DNA hasar sensörleri ve sinyal transdüserleri ile birleştirir. Bu gen ürünü, RNA polimeraz II ile ilişkilidir ve C-terminal bölgesi aracılığıyla, aynı zamanda, histon deasetilaz kompleksleri ile etkileşime girer. Bu nedenle bu protein, transkripsiyon, çift sicim kopmalarında DNA onarımı ve rekombinasyonda rol oynar. Bu gendeki mutasyonlar, kalıtsal göğüs kanserlerinin yaklaşık% 40’ından ve kalıtsal göğüs ve yumurtalık kanserlerinin% 80’inden sorumludur. Alternatif ekleme, bu genin subselüler lokalizasyonunu ve fizyolojik fonksiyonunu modüle etmede rol oynar. Birçoğu, hastalıkla ilişkili mutasyonlar olan, alternatif olarak eklenmiş transkript varyantları, bu gen için tanımlanmıştır, ancak sadece bu varyantların bazılarının tam uzunlukta doğaları tarif edilmiştir. Aynı zamanda 17 nolu kromozom üzerinde bulunan bir ilgili psödogen tespit edilmiştir.

BRCA 2 geni:
BRCA1 ve bu gen BRCA2’de kalıtsal mutasyonlar, meme kanseri veya yumurtalık kanseri geliştirme yaşam boyu artmış risk taşıdı. Hem BRCA1 hem de BRCA2 genom istikrarının, özellikle çift sarmal DNA onarımı için homolog rekombinasyon yolunun bakımı ile ilgilidir. BRCA2 proteini, BRC motifi olarak adlandırılan 70 aa motiften birkaç kopya içerir ve bu motifler, DNA onarımında işlev gören RAD51 rekombinazına bağlanmaya aracılık eder. BRCA2 mutasyonları olan tümörler genelde vahşi tipli alelin heterozigotluk kaybı (LOH) sergilediğinden, BRCA2 bir tümör baskılayıcı gen olarak düşünülür.

Yazan:Muhammed bayram BABACAN

KAYNAK:


Genel cerrah uzmanı Prof. Dr. Ömer Bender-kalıtsal meme kanseri nedir?, NCBİ(BRCA 1\BRCA 2 GENİ)


Bu makaleyi 6 dakikada okuyabilirsiniz.
zvr
Bu içeriğe emoji ile tepki ver !

Bir Cevap Yazın