NASA’nın Yeni Ötegezegen Keşfi Neden Önemli ?



NASA/JPL-Caltech

Geçtiğimiz hafta gökbilimciler Dünya benzeri yedi ötegezegenden oluşan bir gezegen sistemi keşfettiklerini duyurdu. Peki, bilim dünyasında büyük bir heyecan yaratan bu keşif neden önemli?

Ötegezegen nedir?

Ötegezegenler Güneş Sistemi dışındaki gezegenlerdir. Bilim insanları uzun yıllardır Güneş Sistemi’nin dışında yaşama elverişli başka gezegenlerin olup olmadığını araştırıyor. Bu araştırmalar sırasında yıldızının etrafındaki yaşama elverişli bölgede hareket eden gezegenlere odaklanılıyor.



Yaşama elverişli bölge, yıldızların etrafındaki bir yörünge aralığıdır. Bu bölgede hareket eden gezegenlerin yüzey sıcaklığı, suyun sıvı halde kalması için uygundur.

Keşfin hikâyesi



NASA/JPL-Caltech

Gökbilimciler 2016 yılında Şili ve Fas’ta kurulu TRAPPIST teleskoplarıyla yaptıkları gözlemlere dayanarak, Dünya’dan 39 ışık yılı uzaklıktaki TRAPPIST-1 yıldızının etrafında hareket eden üç gezegen keşfettiklerini açıklamışlardı. Bilim insanları daha sonra bu gökcisimlerini başka teleskoplarla izlemeye devam etti.

NASA’nın Spitzer Uzay Teleskobu ile yapılan gözlemler şaşırtıcı başka bir sonucu açığa çıkardı. Bilim insanlarının tek bir gezegene ait olduğunu düşündüğü sinyaller, aslında birbirlerine çok yakın hareket eden dört farklı gezegene aitti. Spitzer ile yapılan gözlemler sonucu ayrıca yörüngesi TRAPPIST-1 yıldızına daha uzak olan yedinci gezegene ait izlere rastlandı.

TRAPPIST-1 gezegenleri yıldıza olan uzaklıklarına göre sırasıyla TRAPPIST-1 b, c, d, e, f, g, h olarak isimlendirildi.



NASA/JPL-Caltech

Bilim insanları gözlemlerini, gezegenler yıldızın önünden geçerken TRAPPIST-1 yıldızının parlaklığında ortaya çıkan değişimleri ölçerek yaptı. Araştırmanın sonuçları Naturedergisinde yayımlandı.

TRAPPIST-1 Sistemi, Güneş Sistemi’ne ne kadar benziyor ?



NASA

TRAPPIST-1 yıldızı, kütlesi Güneş’inkinin %8’i kadar olan ultrasoğuk sınıf bir yıldız. Ultrasoğuk yıldızların sıcaklığı, kütlesi ve parlaklığı çok düşüktür. Bu tür yıldızların yaşama elverişli bölgesi yıldıza çok yakındır.

TRAPPIST-1 b, c, d, e, f ve g gezegenlerinin yörüngelerini tamamlama süreleri yani bir yılları 1,5 ile 12,3 gün arasında değişiyor. TRAPPIST-1 h’nin yörünge periyodunun ise 20 günden fazla olduğu öngörülüyor. Gezegenlerin kütleleri ise Dünya’nınkiyle benzer.



TRAPPIST-1 gezegenlerinden bazılarının yıldız etrafındaki yörüngesini tamamlama süresi ile kendi etrafındaki dönüşünü tamamlama süresi yaklaşık olarak aynı olabilir. Bu durumda Dünya’dan bakıldığında Ay’ın hep aynı yüzünün görülmesi gibi, bu gezegenlerin de hep aynı yüzü TRAPPIST-1 yıldızına dönük olacaktır.

Spitzer Uzay Teleskobu’ndan elde edilen verilere göre yapılan yoğunluk hesaplamaları dikkate alındığında, TRAPPIST-1 gezegenlerinin kayaç yapısında olabileceği düşünülüyor. Bu özellikleriyle yeni keşfedilen ötegezegenler Dünya’yla benzerlik gösteriyor.

Bu yedi gezegenin tamamı uygun atmosfer koşullarında sıvı halde suya sahip olabilir. Ancak gezegenlerden üçü tam olarak yaşama elverişli bölgede bulunuyor.

Dünya’ya 39 ışık yılı uzaklıktaki TRAPPIST-1 sisteminin, astronomik ölçekte düşünüldüğünde, görece yakın olduğu söylenebilir.



NASA – James Webb Uzay Teleskobu’na ait bir çizim

Bundan sonra cevap bekleyen soru ise bu gezegenlerde su bulunup bulunmadığı. 2018 yılında göreve başlaması planlanan James Webb Uzay Teleskobu’nun bu gezegenlerin atmosfer özelliklerinin -örneğin atmosfer sıcaklığı ve basıncı- ve atmosferlerinde bulunan moleküllerin -örneğin su, karbondioksit, metan, ozon- belirlenmesini sağlayabileceği düşünülüyor.


Kaynak:

http://www.bilimgenc.tubitak.gov.tr/makale/nasanin-yeni-otegezegen-kesfi-neden-onemli


Bu makaleyi 3 dakikada okuyabilirsiniz.
zvr
Bu içeriğe emoji ile tepki ver !

Yönetici

Moleküler Biyoloji ve Genetik

Bir Cevap Yazın