Şizofreni, Düşündüğümüzden Fazla Beyin Bağlantısını Bozuyor

Şizofreni,  beyin boyunca akan tüm iletişim sistemini bozabilir. Bilim insanlarının daha önce düşündüğünden daha fazla bölgeyi etkiliyor bu çalışma durumun nasıl gerçekleştiği konusuna yeni bir ışık tutuyor.

Beyaz madde (beyindeki nöronların iletişim kurmasını sağlayan yağ dokusu) bir psikiyatrik hastalığa ilişkin en büyük çalışmadır. Şizofreni  ve diğer zihinsel hastalıkların mekanizmalarını bulmamıza yardımcı olabilir.

Uluslararası araştırmacı ekibe göre,  şizofreni nedenleri ve etkileri için beynin neresine bakılacağı konusunda daha fazla şey bilirsek, daha etkili tedaviler bulabiliriz. Ve bu çalışma, şizofreninin nereden kök saldığı sorusuna cevap verir.

Güney Kaliforniya Üniversitesi (USC) ‘nde görev alan araştırmacılar Sinead Kelly, “Şizofreninin, beyaz maddenin beynin her tarafında yıpranmış olduğu bir bozukluk olduğunu ilk kez kesin olarak söyleyebiliriz” diyor.

Dünya Sağlık Örgütü, dünya çapında şizofreniden 21 milyon kişinin etkilendiğini ve şimdiye kadar bu durumun yarattığı hasarların çoğunun prefrontal ve temporal loblarda olduğunu düşünüyordu.

Bunlar beynin işitme, kişiliğimizi tanımlama ve karar verme konularından sorumlu kısımlarıdır.

Ancak yeni araştırma, beyinde iletişimi kontrol eden, özellikle de korpus kallosumda, yıpranmış telefon veya internet kabloları gibi, iletişimin beynin her tarafında kesintiye uğradığını söylüyor.

Kötü etkilenen diğer bir alan ise bilginin işlenmesinde beynin anahtar yapılarından biri olan corona radiata’nın ön kısmıydı.

Araştırmacılar, bu bozuklukla birlikte 1.963 kişiyi ve 29 farklı uluslararası çalışmadan 2.359 sağlıklı kontrol alanını içeren geniş bir veri setini bir araya getirdi.

Manyetik rezonans görüntüleme (MRI) yöntemi ile alınan veriler, su moleküllerinin beyaz cevherde nasıl hareket ettiğini ölçen difüzyon sensörü görüntüleme yöntemini kullandı ve beynin iletişim ağının olması gerektiği gibi yalıtılmadığını gösterdi.

Şizofreni ile ilişkili beyin hasarı açısından oldukça kasvetli bir resim, ancak ne kadar çok bilirsek, soruna daha iyi bir çözüm sunabiliriz.

Kelly, “Çalışmamız, şizofreni mekanizmalarının anlaşılmasının geliştirilmesine yardımcı olacak” diyor.

Bu bulgular, araştırmacıların hastaların şizofreni tedavisine verdikleri yanıtı test etmesini sağlayan biyolojik belirteçlerin tanımlanmasını sağlayabilir. “

Şizofreni belirtileri ve sonuçları konusunda çok şey biliyoruz, bunun nedeninin veya başlangıcının ne olduğu ise çok fazla bilinmiyor. Bozukluğu olan kişiler halüsinasyon ve sanrılar yaşayabilirler; aynı zamanda düşünme ve konsantre olma konusunda sorun yaşarlar.

Durum ilaçlarla tedavi edilebilir olsa da, bu ilaçların bazıları oldukça ciddi yan etkilere sahip olabilir ve henüz insanları tamamen iyileştirmenin herhangi bir yolunu bulamadık.

Çalışanın araştırmacılarının bir kısmı gelecekte beyaz maddedeki bu iletişim ağlarının hasarının nedenini bulmak için çalışıyor. Şimdi dahili kablolamanın belirli bir bölümünden ziyade beynin altyapısını etkileyen genleri aramaya çalışıyorlar.

USC’den araştırmacılardan biri olan Neda Jahanshad, “Bu çalışma olmadan, gelecekteki araştırmalar yanlış yönlendirilmiş olabilir” diyor.

“Şizofreniye neyin sebep olduğunu bulmak için tek bir beyin bölgesini incelemenin iyi bir yaklaşım olmadığını gösteriyoruz, etki küresel … Beynin belirli bir bölümüne odaklanmanın mantıklı olmayacağını düşünüyoruz. “

Araştırma Moleküler Psikiyatride yayınlandı.


Kaynak : Tıkla


Bu makaleyi 3 dakikada okuyabilirsiniz.
zvr
Bu içeriğe emoji ile tepki ver !

Yönetici

Moleküler Biyoloji ve Genetik

Bir Cevap Yazın