SpaceX Uzaya Çernobil Mantarı Taşıyor



Geçen hafta fırlatılmış olan ve uzay istasyonuna doğru giden SpaceX Dragon kapsülünde bazı özel yolcular var. Kapsülde yolculuk yapan Çernobil’den toplanmış mikroplardan türemiş olan 8 mantar türü, gelecekteki uzay seyahatlerinde insanları uzayın zararlı radyasyonundan korumaya ön ayak olabilir.

Resimdeki bir Cladosporium cladosporioides mantarı. Lawrance Berkeley Ulusal Laboratuvarı’ndan Tamas Tork’a göre bu mantarın bazı cinsleri koyu pigmentasyonları sayesinde radyasyona karşı direnebiliyor ve hatta yüksek radyasyon seviyelerinde gelişebiliyor. Koyu pigmentasyona sebep olan melatonin, hücrelere zarar veren serbest radikalleri temizlemekte yardımcı oluyor.

Radyasyon güneş sisteminde kolonileşmemizin önündeki en büyük engellerden biri. Dünya’nın koruyucu baloncuğu olan atmosfer ve manyetik alanın dışında, yüksek enerjili parçacıklar vücudumuza küçük kurşunlar gibi ateş ediyorlar, hücrelerimize zarar veriyorlar ve kansere sebep olabilecek DNA mutasyonlarına sebep oluyorlar. Ancak farmakolog Clay Wang, Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki radyasyonun bir grup mikroorganizmada bazı iyi değişikliklere neden olacağını düşünüyor. Wang ve meslektaşları 1988 ve 2006 yılları arasında Çernobil’de toplanmış olan mantar türlerinden 8 tanesini seçip onları hayatlarının yolculuğuna gönderdi. Bazı mantarlar yasak bölgede direkt olarak harabe santrali çevrelemiş bir şekilde bulundu. Diğerleri ise yasak bölgenin dışında bulundu. Bu türlerden ikisi, Cladosporium sphaerospermum ve Cladosporium cladosporioides, tercihen radyasyon olan yere doğru büyüyorlar. Mikroplar aslen Lawrance Ulusal Laboratuvarı tarafından, radyasyonun etkilerine dair ayrı bir çalışmanın parçası olarak toplandı. Ancak Wang’in meslektaşları insanların uzayda hayatta kalmasına yardımcı olacak bir ipucu sağlamayı umut ediyorlar.

“Mikroorganizmalar bazı şeyleri sadece ihtiyaçları olduğu zaman yaparlar.” açıklamasında bulunan Wang, “Uzayda yeni bileşikler oluşturup oluşturmayacaklarını görmek istiyoruz.” dedi.

Wang benzer bir deneyi Nisan ayında Uluslararası Uzay İstasyonu’na gönderilen bir görevde de gerçekleştirmişti. Wang’in ekibi bu sayede bir mantarın uzay ortamında yeni ilaç bileşikleri oluşturup oluşturmayacağını görmek istedi. Wang Popular Science’a mikroorganizmaların küçük bir fabrika gibi olduğunu ancak çoğu makinesinin henüz hiç kullanılmadığını, bu yüzden de ne yaptıklarını bilmediğimizi açıkladı. Bu organizmaların yeni bir ortama sokulmasının bazı makinelerin aktif hale geçmesine ve mikropların yeni bileşikler üretmesine sebep olduğu belirtildi. Uzaydan daha egzotik bir ortam olmadığına göre neden bu mikropların neler üreteceklerine bakmıyoruz?

Nisan ayında gönderilen laboratuvar suşundan farklı olarak Pazartesi günü gönderilen mikroplar genetik farklılıkları olan daha vahşi bir tür olmakla beraber ürettikleri bileşiklerde de farklılık gösteriyorlar. Her ne kadar Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki astronotların maruz kaldığı radyasyon Çernobil’den daha az olsa da, NASA Jet Yürütme Laboratuvarları’ndan baş araştırmacı Kasthuri Venkateswaran’a göre radyasyon ve mikro yer çekiminin birleşimi ile insan ırkı için kullanışlı bileşikler ortaya çıkabilir.

Venkateswaran, moleküler mekanizmaları anladığımız zaman bu mantarların uzay ve Mars radyasyonuna maruz kalmada iyi bir örnek olacağını söylüyor.


Bu makaleyi 3 dakikada okuyabilirsiniz.

Yönetici

Moleküler Biyoloji ve Genetik

Bir Cevap Yazın