Özgüven, “göz rengi” gibi tek bir gen tarafından belirlenen basit bir özellik değildir. Bilimsel araştırmalar, özgüvenin poligenik (çok sayıda genin etkileşimiyle oluşan) ve çevresel faktörlerle harmanlanan karmaşık bir psikolojik özellik olduğunu göstermektedir.
Kalıtımsallık Oranı: %30- %50
İkizler üzerinde yapılan geniş kapsamlı çalışmalar, özgüvenin kalıtımsallığının (genetik geçişin) yaklaşık %30 ile %50 arasında olduğunu göstermektedir. Bu, özgüven seviyenizin önemli bir kısmının doğuştan gelen biyolojik yatkınlıklarla, geri kalanının ise yaşam deneyimleriyle şekillendiği anlamına gelir.
Öne Çıkan “Aday” Genler
Bilim insanları, özgüven seviyesini doğrudan belirleyen bir “özgüven geni” bulmamış olsalar da sosyal etkileşim, stres yönetimi ve ödül mekanizmasını yöneten şu genlerin etkili olduğunu tespit etmişlerdir:
- OXTR Geni (Oksitosin Reseptörü)
Oksitosinin beyinde nasıl algılandığını yönetir. OXTR genindeki belirli varyasyonlar kişinin sosyal desteğe ne kadar duyarlı olduğunu belirler. Sosyal onay alamadıklarında özgüvenleri hızlı şekilde düşebilir
- SLC6A4 Geni (Serotonin Taşıyıcısı / 5-HTTLPR)
Duygu durumunu düzenleyen serotonin seviyelerini kontrol eder. Bu genin kısa versiyonunu taşıyan bireyler stresli durumlarda ve eleştiri yöneltildiği durumlarda daha savunmasız olma eğilimindedirler. Başarısızlık karşısında da özgüvenlerini toparlamaları çok daha güç olur
- Dopamin Reseptör Genleri (DRD2 ve DRD4)
Beynin ödül ve motivasyon sistemini yönetir. Bu gendeki varyasyonlar kişinin dopamin duyarlılığını etkileyebilir birey başarılarını küçümseyip kendine olan inancını kaybedebili3.
Gen-Çevre Etkileşimi
Genler kader değildir genler sadece çevreye karşı duyarlılığı belirler kişinin gelişim sürecinde yaşadığı deneyimler özgüvenini arttırıp azaltmakta belirleyici etkendir yani çevreye duyarlılığı yüksek bir birey destekleyici bir ailede büyüdüğü zaman ortalama genetiğe sahip ancak eleştirel bir ailede büyürse çevreye duyarlılığı yüksek olan birey daha yüksek bir özgüvene sahip olabilir.
Kısaca özgüven sabit bir veri değil nöroplastisite (beynin değişebilme yeteneği) sayesinde ömür boyu geliştirilebilen bir beceridir. Genler sadece başlangıç noktasını ve olaylara verilen duygusal tepki hızını belirler.
Kaynakça
Bouchard Jr, T. J., Lykken, D. T., McGue, M., Segal, N. L., & Tellegen, A. (1990). Sources of human psychological differences: The Minnesota study of twins reared apart. Science, 250(4978), 223-228.
McGuire DK, Levine BD, Williamson JW, Snell PG, Blomqvist CG, Saltin B, Mitchell JH. A 30-year follow-up of the Dallas Bedrest and Training Study: I. Effect of age on the cardiovascular response to exercise. Circulation. 2001 Sep 18;104(12):1350-7. PMID: 11560849.
Allen AP, Kennedy PJ, Dockray S, Cryan JF, Dinan TG, Clarke G. The Trier Social Stress Test: Principles and practice. Neurobiol Stress. 2016 Nov 12;6:113-126. doi: 10.1016/j.ynstr.2016.11.001. PMID: 28229114; PMCID: PMC5314443.
Caspi A, Houts RM, Belsky DW, et al. The p Factor: One General Psychopathology Factor in the Structure of Psychiatric Disorders?. Clin Psychol Sci. 2014;2(2):119-137. doi:10.1177/2167702613497473
Bu makaleyi 3 dakikada okuyabilirsiniz.

Moleküler Biyoloji ve Genetik 2. sınıf öğrencisi.

